Dertli Sözler

Kimse sizin ne durum da veya nasıl olduğunuzu düşünmüyor bir siz varsınız kendinize.


Her insanın yakınlık göreceği bir yere, derdine ortak olacak birisine ihtiyacı vardır;
tek bir yer, tek bir kişi olsa bile.


Ben sana her inanışımda kendime yeniliyorum.


Sadece yakılan sigaraları gördüler, Yıkılan umutları değil.


Dünyada ki en güzel ikinci şey balkonda soğuktan titrerken sigara içmek birincisi zaten sensin.


Bana yakışmaz dediğim her şeyi, Bana yaptılar.


Seni nereye olduğunu bilmeden saatlerce yürüten o derdi kime nasıl anlatacaksın.


Neden bir dert biter diğeri gelir, Ateştir bu iyi bilir yakmayı.


Yak bir sigara daha. Ne sen ona gidebileceksin, ne o sana gelebilecek.


Mutlu ol, hem de çok mutlu ol ki Beni kaybettiğine değsin.


Ben yaramı sana anlatsam, oturduğun yerde kanamaya başlarsın.


Bana da yazıklar olsun çağırsan yine geleceğim.


Gülmezsen gülme kader, en son oturur beraber ağlarız.


Küçük dertler geveze, büyük dertler dilsizdir.


Sen dik bir yokuş’sun, Ve ben çok sigara içiyorum.


Bu kadar dertten sonra mutlu olamazsak cadde karışır uyandırayım.


Paltom bile ağır gelirken, Nasıl taşırım Koskoca dünyayı Sırtımda?


Kalabalığın içinde yalnızız, sorun yok derdimizi dağlara da anlatırız.


İçimize ata ata orada da yer kalmadı.


Mesela insan bazen canını yakan kişiye sarılıp ağlamak istiyor.


Önüm arkam sağım solum dert.


Anlamak için belki de yanan bir yüreği olması lazım insanın, kim bilir?


Şüphe, çoğunlukla faydası olmayan bir ıstıraptır.


Ayakta duracak halin yokken, hayatta duracak nedenlerin varsa korkma düşmezsin.


Bir karar vermek için çok yorgunum.


Yerden göğe kadar haklı olduğum konularda, yerden göğe kadar mahvoldum.


Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.


Hayat gördüğün gibi güzel olsaydı, dünyada dert denen bir şey olmazdı.
Sevenler sevilip mutlu olsaydı, meyhaneler böyle dolu olmazdı.


Neşeli bir şeyler çal hayat, Ama ne olur benden değil.


Sabah mı akşam mı anlaşılmıyor, Senin gibi.


Yiğit harpte, dost dertte, olgun adam hiddette belli olur.


Sanki yaşamak için enerjim kalmamış gibi.


Acı Çekmek, Ölmekten Daha Çok Cesaret İster.


Çok uzun zamandır içten içe kendimi sanki yıkılmış gibi hissediyordum.


Mademki kendinde bir dert veya pişmanlık hissediyorsun;
bu, Allah’ın sana olan yardımının ve sevgisinin bir delilidir.


Keşke hiçbir şeyi umursamasam.


Ele desen dört olur, içe atsan dert olur.


Kime çok fazla değer versem karşılığında sadece dargınlık ve nankörlük görüyorum.


Dünyadaki bütün insanlar en büyük acıyı kendilerinin çektiğine inanırlar,
oysa bilmezler ki, en büyük acıyı ben çekmişimdir.


Zaman, her şeyi mahveder.


Bir şeyler iyi gitmemeye yemin etmiş gibi.


Kalbine bir sor, böyle yaşanır mı hiç?.


En üzüldüğüm şey gençlerin en güzel vakitlerini
aptalca dertlerle geçirmekten yaşamaya fırsat bulamamalarıdır.


Ne yazık! Ne yazık! Senin gönlün yüzün gibi değilmiş!.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir